lutfi님의 프로필HEPSENMİ AĞLADIN HEPSEN ...사진블로그리스트 도구 도움말

블로그


    2006-02-17

    !;!;!;

                             

    Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce
    Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı
    Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm
    Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı

    Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakaklarımda
    Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar
    Derinden ses verir içimde bir tel
    Sonra, birdenbire kırılır, kopar

    Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın
    Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü
    Durmadan çalınır kulaklarımda
    Şarkıların en hüzünlüsü

    Seni alıp uzaklara giden otobüs
    Benim üzerimden geçer hışımla
    Devrilir, bakakalırım ardından
    Bir sel gibi akan gözyaşımda...

    Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız
    Karanlık gitgide en derinlere çeker beni
    Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin
    Böyle perişan beklerim dönmeni

    Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım
    Ellerimi koyacak bir yer bulamam
    Nereye gitsem, en koyusu acıların
    Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam

    İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem
    Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
    Orada bir mezar kazılır benim için
    Ayrılığın nerede başlarsam
     Ayrılık Günü

        

    Seni anlamaya çalışıyorum...

    Herkes senin gibi olamaz kızım.
    İnsanların içine girmiştir Şeytan.
    Sen herkesin derdini kendi derdin kabul edersin,
    Ama bir gün baktığında,
    Tüm yaptıklarına değmezmiş...
    Hayal kırıklıkları yaşarsın,
    Üzülürsün,
    Sağlığın bozulur,

    Oysa seni gerçek anlamda sevenler var,
    Bu tutumunun,
    Sağlığının bozulmasının
    Onları ne kadar üzeceğini de düşün kızım...

    Annen ve babanın çiçeğisin sen,
    Bir gün görmezsen özlersin anneni,
    Seni öperek uyandırır babacığın...

    Bırak başkaları ne yaparsa yapsın,
    Nasıl davranırsa davransın,
    Sen onlardan sorumlu değilsin,
    Onları sen arıtamazsın,

    Seni gerçekten sevenlere sığın kızım,
    Sarıl annene,
    "Neden?" diye sorarsa,
    "İçimden geldi" dersin,
    "Neden?" diye sorarsa,
    "Seni çok seviyorum anneciğim" dersin...

    Seni rahatlatacaksa,
    Bir süre yazışmayabiliriz,
    Mesajlaşmayabiliriz,
    Telefonla görüşmeyiz...

    Ben böyle de yaşarım kızım...
    Sana hayal kırıklığı yaşatan insanlarla,
    Aynı kefeye de koyabilirsin
    İstersen bana "babacığım" demeyebilirsin de,
    Belki doğru olan budur,
    Ben kendi kendimi kandırıyorum kızım...
    Artık hastalık derecesine geldi,
    Olmayan kızlarımı var hissetmek..
    Bu işin sonu neye varacak bilmiyorum...
    Artık kendimi yanlış bir yolda hissediyorum...

    İstediğin zaman,
    Canın benimle konuşmak istediğinde,
    Yine bana çağrı gönderebilirsin..
    Seni mutlaka ararım kızım...
    Yine sevgi pınarım şefkat fışkırır…

    Bu yazdıklarımda seni kıracak bir yan görüyorsan
    özür diliyorum kızım.
    Eğer bana inanıyorsan,
    tek amacım seni üzmemek olduğuna inan lütfen…
    çünkü;

    SENİ ÇOK SEVİYORUM KIZIM…
    HER ZAMAN SEVECEĞİM…

    Haydi Sev Beni!

    Haydi sev beni, özlemlerle yaşayalım,
    Paylaşalım neşemizi ve kederimizi.
    Bazen gülelim bazen de ağlayalım,
    Ölüm gelmeden de nokta koymayalım.

    Haydi sev beni, sevgini tadayım,
    Yaz sıcaklığında ve kış ortasında.
    Her ne kadar uzaklarda olsan da,
    Seni bir an göz ucundan ayırmayayım.

    Haydi sev beni, hayaller kuralım,
    Dar gelsin bu dünya bize.
    Seni fildişi kuleye koyayım,
    Bense bir köle, emrine amade..

    Haydi sev beni, sana şiirler yazayım,
    Haram edeyim geceleri kendime.
    Mısralarda dağı dağa kavuşturayım,
    Pranga vurayım sevgi sözcüklerine..

    Haydi sev beni, özlemlerle yaşayalım,
    Paylaşalım neşemizi ve kederimizi.
    Bazen gülelim bazen de ağlayalım,
    Ölüm gelmeden de nokta koymayalım..

     



    GİTTİN...
    Birşey söyledin mi giderken ?
    "Kal" dememi istedin mi?
    Son bir kez "Seni seviyorum"dedin mi?
    "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi ?
    Beynim öylesine uğulduyordu ki...
    DUYAMADIM...
    GİTTİN...
    Nereye gittinğin önemli değildi
    Binlerce kilometre uzakta olsan da iki metre yakınımda da birşey fark etmiyordu
    Artık yoktun
    Ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu
    Kurtulmalıydım senden,bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım
    KURTULAMADIM...
    GİTTİN...
    Unutulanların arasına katılmalıydın.
    Anıları bir sandığa koyup hayatı yeniden yakalamalıydım
    Bu aşk burada noktalanmalıydı
    Bu sevdadan vazgeçmeliydim
    YAPAMADIM...
    GİTTİN...
    Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi
    Bil ki;SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM SENİ
    Bil ki;SENİNLE BERABER SEVDANIDA TAŞIYACAĞIM YÜREĞİMDE
    Bil ki;SENİ ASLA UNUTMADIM...

     

     

     

    Bir ayak sesi duymayayım
    Kapıya koşuyorum
    Gelen sen misin diye
    Bir siyah saç görmeyeyim
    Yüreğim burkuluyor
    Ağlamaklı oluyorum
    Her şey bana seni hatırlatıyor
    Gökyüzüne baksam
    Gözlerinin binlercesini görürüm
    Bir rüzgar değse yüzüme
    Ellerini düşünmeden edemem
    Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
    Tadı senden gelir
    Yediğim yemişlerin
    İçtiğim içkilerin
    Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
    Bu emsalsiz hüzün
    Seni beklediğim içindir

    Resmine bakamaz oldum
    Uykulardan korkuyorum artık
    Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
    Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
    Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni
    Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

    Ve şu saat geldiğin anda
    Durabilir sevincinden
    Zaman çıldırabilir
    Çünkü benim dünyamda
    Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.
     

    Biliyorum kızgınsın. Kırgınsın. Söylemek istemediğin
    sözler dilinin ucunda. Hani biraz tutmayıp bıraksan kendini
    hepsini vuracaksın. Zor duruyorsun. Kibarlığından.
    Ya da doğru kelimeleri arıyorsun halâ....
    Yok, boşuna arama... Sevginin arkasında bıraktığın
    her hece kaybolmuş sayılır... Derin bir kuyuda onlar
    şimdi; ulaşılmaz , karanlık , dipsiz... Bırak orda kalsınlar.
    Onlar çirkin. Dokunsan; elini, dilini yakarlar.
    Canını acıtırlar. Benim de... Yüzünden, gözlerinden,
    dudaklarının titremesinden, bilmediğin bir melodiyi
    ıslığa dökme çabandan anlıyorum işte; kızgınsın...
    Senin olmayanları bırak, kendi kelimelerinle ulaş...
    Haydi söyle! Bağır, çağır, haykır ama kızgınlığını
    yüreğinde saklama ne olur... Gözlerini kaçırma
    Büyütme... Her şeyi hemen şimdi söyle.
    Affedeceksen şimdi affet.
    Zaman yok!

    Doğru değil bu kadar uzak olman. Kendini
    uzaklara vurman... Zaman yetmezmiş gibi, bir de araya
    mesafeler koyman... Yollar, duraklar doğru değil bilesin...
    Boşuna bu kaçısın... Alıp kendini başka yerlere götürmen
    yeterli değil. Doğru değil parçalaman. Kabul et bunu.
    İçin böyle istemiyor, fark et, anla...
    Dokunacaksan şimdi dokun.
    Zaman yok!

    Ben de bekleyebilirim kırçiçeklerinin,
    ıslak çimenler arasından boy atmasını...
    Ben de bekleyebilirim ılık lodosların coşturduğu
    bulanık denizin, küçük sandalları sahilde bir o yana,
    bir bu yana yatırmasını... Ben de... Evet, ben de önce
    şiirler söyleyebilirim. Doğru kelimelerin peşinde,
    ben de küçük adımlarla dolaşabilirim, ben de...
    Evet ben de bulduğum ilk aydınlık günde, ilk serin
    geceyi bekleyebilirim sevdiğimi anlatmak için.... Ben de
    yüreğimi nadasa bırakıp bir süre, bir başıma
    labirentlerinde dolaşabilirim hayatın, ben de...
    Ama bunu yapmıyorum. Yaşam, bunun ardından geliyor.
    Adımlarım böyle daha sağlam. Buna inanıyorum,
    bunu yaşıyorum... Hadi sen de yap bunu.
    Seveceksen şimdi sev.
    Zaman yok!

    Ölesiye sevmiştim seni

    Kalbimin kızı

    Ne çare kopardılar

    Gönül bağlarımızı

    Maziye gömülse de

    İçimizdeki sızı

    Bu şarkı yaşatacak

    Ölmeyen aşkımızı

    Yüzünü görmeden

    Geçse de uzun yıllar

    Yine de seni seveceğim

    Ölene kadar

    Maziye gömülse de

    İçimizdeki sızı

    Bu şarkı yaşatacak

    Ölmeyen aşkımızı

     

     

    댓글

    잠시만 기다려 주세요...
    죄송합니다. 입력한 댓글이 너무 깁니다. 내용을 줄여 보세요.
    입력한 내용이 없습니다. 다시 시도해 보세요.
    죄송합니다. 지금은 댓글을 추가할 수 없습니다. 나중에 다시 시도해 보세요.
    댓글을 추가하려면 부모님의 사용 허락이 필요합니다. 허용 요청
    부모님이 댓글 기능을 해제한 상태입니다.
    죄송합니다. 지금은 댓글을 삭제할 수 없습니다. 나중에 다시 시도해 보세요.
    하루에 남길 수 있는 댓글의 최대 한도를 초과했습니다. 24시간 후에 다시 시도해 보세요.
    회원님의 계정은 다른 사용자에게 스팸 메일을 보낼 수 있다고 여겨지므로 댓글 기능이 비활성화되어 있습니다. 이 설정에 문제가 있다고 생각되면 Windows Live 지원에 문의하시기 바랍니다.
    댓글을 남기려면 아래 보안 검사를 완료해야 합니다.
    보안 검사에 입력한 글자는 그림 또는 오디오에 있는 글자와 일치해야 합니다.

    댓글을 추가하려면 Windows Live ID로 로그인하세요. 핫메일, 메신저 또는 Xbox LIVE를 사용하는 경우 해당 계정을 Windows Live ID로 사용할 수 있습니다.로그인


    Windows Live ID가 없으신가요? 등록

    트랙백

    이 블로그의 트랙백 URL은 다음과 같습니다.
    http://bulut1965.spaces.live.com/blog/cns!F59F668BB1D4FADA!949.trak
    이 블로그를 참조하는 웹 로그
    • 없음